5 Ağustos 2012 Pazar

Bascho

 Kumun üzerinde bırakılmış su tanesi
denizin unutkanlığıdır.
Uzak dağlarda kalmış bir bulut
Rüzgarın unutkanlığıdır.
Toprağa düşmüş gümüşlü bir kanat
geçen kuşun unutkanlığıdır.
Hayale dalmak ve ağlamak ihtiyacı
gençlik yıllarının unutkanlığıdır.

Bascho
Fotoğraflar: Mesut Gümüşlüoğlu ve Özlem Kadakaloğlu : Unutkan Bellek

Kara Prens

 "Kimi şanslı çocukların, geçmişlerine dair, yerel yaşam alanı olarak andıkları bahçeleri ya da manzaraları vardır." 

"Biz ve sanat birbirimiz için yaratılmışız ve bu bağın koptuğu yerde insan yaşamı da kopar." 

"Hem vergi memurları, hem de diş hekimleri insan doğasında yer alan derin korkuları ortaya çıkartabiliyor. Bizlere, alınan her keyfin, yıkıcı da olsa bir karşılığı olduğunu, bu keyiflerin bize karşılıksız değil, ödünç olarak verildiğini, en vazgeçilmez melekelerimizin bile gelişir gelişmez çürümeye başladığını hatırlatıyor." 

"Zorbalara hayır diyen insanların ve büyük sanatçıların önünde eğiliyorum." 

"Evlilerle evli olmayanlar arasında doğal bir kutuplaşma vardır. Evli insanların içgüdüsel olarak karşımda benden ne kadar şanslı oldukları, hatta benden daha doğru yapıyor olduklarını ima eden gösteriler yapmalarına tahammül edemem." 

"Belki de kurtuluşun sırrı burada yatıyordu. Karşındakinin yaptığı kötü hareketin ayrıntılarını görmezden geleceksin." 

"Başka insanların hayatında gezinip duran bulutumsu bir ektoplazma olmak istemem. Herkese belli belirsiz sempati göstermek, aynı zamanda bir insanı gerçekten anlayabilmeyi de engelleyen bir şeydir." 

"Bulanık romantik mitler sanat değildir. Sanat hayal gücüdür. Hayal gücü değişir, eriyip kaynaşır. Hayal gücü yoksa bir elinde aptalca ayrıntılar, öbür elinde boş hülyalar kalır. Sanat sonsuz sınırlamalar ve sessizlikten çıkar." 

"Sanatçı gerçeği yansıtabileceği özel bir dili öğrenen kişidir." 

"Kendimizi betimlemelerle savunuyor, dünyayı genellemelerle yumuşatıyoruz." 

"İyinin zaferi diye bir şey yoktur, zafer varsa bu iyinin zaferi değildir. Gözyaşlarının kurutulması, masumların ve haksızlığa uğrayanların acılarının silinmesi diye bir şey yok." 

"Bazı insanların sanki otomatik bir tepki haline getirdikleri saplantılı egoist kaygıları ve içlerinde saklayıp atamadıkları ukdeler vardır." 

"Birini sevsen de onu affetmeyebiliyorsun." 

"Kader duygusu aptalca bir köleliğe sürükleyebilir insanı." 

"Dostlukların çoğu donmuş ilişkilerden ve gelişemeyen yarı düşmanlıklardan oluşur." 

"İnsan denilen hayvanı en iyi kaygı duygusu tanımlıyor. Kaygılar azaldıkça, beni bütün insanlardan sıyıracak bir inziva hem özgürlüğümün, hem de geçmiş köleliğimin derecesini ölçebiliyor." 

"Mektuplar ne kadar tehlikeli makineler. Galiba yavaş yavaş demode olmaları o kadar kötü bir şey değil. Mektuplar sonsuz kere okunabilir ve yorumlanabilir; hayal gücünü ve fantezileri harekete geçirebilir; ısrarcı olabilir, kor gibi yanan kıpkırmızı bir gösterge olabilir." 

"Kendisini parfümlü banyo suyu gibi dünyanın üzerine boşaltarak ona hakim olmaya çalışıyordu." 

"Elem insanda kıvılcımlar yaratmalı, kendine acıma duygusu değil." 

"İnsan ruhu -dinde ender de olsa görülebilen o mucizeler bir yana- yalnızca aşk ve sanat tarafından işareti verilebilen bir sonsuzluğa hasrettir." 

"Eğer amaçlanan mükemmellikse, hayat ve sanatı kesinlikle birbirinden ayrı tutmalı."

"Kendi zihnimizden habersiz oluşumuzun o işkence edici tuhaflığı, kendi kendimizin gizliliğinin verdiği o ayrıcalıklı rahatlık yok mu." 

"Zaman bir kaygı, bir korkudur. Silinir gider." 

"Kıskançlık günahların en gönülsüzce yapılanıdır. Hem en çirkini, hem de en kolay affedilebilir olanıdır... " 

"Ruh kimi zaman öyle viran oluyor ki, yalnız adı kalıyor." 

"Ah, insan biçiminin o zavallı dayanıksızlığı, yumurta kabuğu gibi kırılganlığı! Et ve kemikten yapılma, bu güvenilmez, çabucak kırılabilen makine, öldürürcesine kendine çeken sert yüzeyli bu gezegende nasıl hayatta kalabiliyordu?"

"İnsan şiddetle arzuladığı bir şeye sonunda kavuştuğunda zamanın durmasını istiyor." 

"Mutlu aşk benliği çözerek dünyayı görünür kılar. Mutsuz aşk ise saf acının açığa çıkmasıdır." 

"Affetmek hep bir duygu gibi düşünülür. Aslında duyguların sona ermesi demektir." 
Iris Murdoch - Kara Prens