14 Haziran 2014 Cumartesi

16 Ton kömür kaç bin insan eder?



Günümüzün sömürü düzeninde zor koşullar altında çalışarak nice insan ölüyor ve bu ölümler basın tarafından katliam olarak değil kaza olarak duyuruluyor. 16 Ton belgeseli de bu azınlığın çoğunluğu ezdiği, sömürü sisteminin en karanlık kısmını anlatıyor -kömür madeni işçilerini-. Belgesele adını veren 16 Ton ise Merle Travis’in albümünde yer alan, madenciler için yazdığı üç şarkıdan berisi. O kadar meşhur olmuş ki bu şarkı, youtube’ta aratınca aynı şarkıyı söyleyen çokça farklı yorum bulabilirsiniz. Bu isimlerden bazıları ise Ernest Jennings Ford,  ZZ Top, Johnny Cash, Eric Burton, BB King, Frankie Laine vs…


16 ton
On altı ton yüklersin, ne geçer eline
Daha da yaşlanıp daha da borca batarsın
Tanrım(Aziz Peter) beni çağırma çünkü gidemem
Ruhum şirkete zimmetli






İnsan irade sahibi özgür yaratık, kimin nasıl öleceğine karar verebilir!

Kristof Kolomb “yerlilerin boyları postları münasip, iyi hizmetkar olurlar”.

İnsanlar alışveriş yaparken kaliteye ve fiyata bakarlar. Herkes bu kısası yapsa ekonomi tıkanırdı. Bu yüzden insanları alışverişte ikna etmek gerekiyor. İnsanları ikna etmek akıl mantıkla değil sembollerle yapılır. Örnek: Kadınların sigara tüketimini arttırmak için kullanılan slogan şöyleydi: Erkeklerle eşit olun, sigara için!

 
Bizler bankamatikten para çekerken madenciler üç yüz metre altımızda kömür tozlarını ciğerlerine çekerler.

öyle insanlar gördüm ki 
ölüm peşlerine düşmeye korkardı 
kılları uzamış hayvanların yanı sıra 
ya kuyulara iniyorlar 
ya kuyulardan çıkıyorlardı 
kazmaları kürekleri lambalarıyla 
ya insanlar gibi toprağın üstünde 
ya köstebekler gibi toprağın altındaydılar 
bir düdük sesinde bütün şehir ayaktaydı 
dağlara tepelere doğru bir ayaklanmadır başlıyordu
ikinci düdüğe kadar bütün şehirde tıs yoktu 
uyudum uyandım hep aynı seslerdi 
anladım insanlar bir vardiyaya giriyorlar
bir vardiya çıkıyorlardı
anladım en kısa ömür insan oğlunundu 
sonra kurtlar böcekler ve tarla farelerinindi


İlhan BERK  1946


Madencilerin yaşadıkları yerleri duvarlardaki fotoğraflar da ele verir. Bundan yüz elli yıl önce İngiltere’nin New Hartley ocağında göçük altında oğluyla birlikte can veren madencinin ağzından yazılmış şarkı hâlâ her yerde söylenebilir: Hiçbiri kendi hayatını düşünmedi / Aklı yukarıdaydı hepsinin / Ekmeksiz kalacak ailelerinde... Savaş şarkılarında bile zaferden, savaşın bitmesinden, yüz güldürecek şeylerden sözedilirken, madenci şarkılarının çoğu ya ağıttır ya da yukarıdakilere dairdir.

Madenci: Madencinin kendi aşağıda ruhu yukarıdadır. O, başkaları günyüzü görsün diye karanlığa razı olmuş bir adamdır.

Maden havzası: Madende çalışmadığınız takdirde işsiz ve aç kaldığınız yöreye verilen addır.

Diğer mesleklerin istatistikleri yıllar, üretim miktarı, ihracat, işçi başına üretim, maliyet şu bu diye gider
Madencilik istatistiklerinde ise şöyle ilginç kalemler göze çarpar: milyon tona düşen ölüm adedi, yıllara göre ölümlerdeki artış-azalış, yaralı miktarı, falan...

Güneşli bir günde masmavi göreceğiz Karadeniz'i 
Balkaya'dan Kapuz'a kadar, karış karış biliriz bu şehri 
Eki'nin çiçekli bahçeleri, rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla 
Paydos saatlerinde yollara dökülen, soluk benizli insanlarıyla 
Siyah akar Zonguldağın deresi
Yüz karası değil, kömür karası  
Böyle kazanılır ekmek parası

Orhan Veli




Bu güzel Ümit Kıvanç belgeseliyle ilgili daha detaylı bilgiye ve belgesele şuradan ulaşabilirsiniz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder