25 Haziran 2011 Cumartesi

Benimle Uğraşan Habis Budalalara

Aix’li ton balığı tüccarlarının pis uyduları, aşağılık ve rezil pis cellat uşakları, beni çileden çıkartmak için işkenceler yaratın bakalım, hiç değilse bir işe yarayacak türden olsun. Tinsel budamanızın beni içine ettiği hareketsizlik ne katıyor size, beni alabildiğine kalleş bir biçimde size satan dişi pezevengi paramparça etmeye ve kargışlamaya yol açmaktan başka? Ne yazabildiğim, ne de okuyabildiğim o günden bu yana onun için icat ettiğim yüz birinci işkence işte. Bu sabah, acı çekerken, o şirretli canlı canlı derisi yüzülmüş, dikenler üzerinde sürüklenip bir sirke fıçısına atılmış olarak görüyor ve ona diyorum ki:

İğrenç yaratık, al sana, damadını cellatlara sattığın için!

Al sana, iki kızına pezevenklik ettiğin için!

Al sana, damadının onurunu ayaklar altına alıp onu yıkımlara uğrattığın için!

Al sana,onlar uğruna kendisini gözden çıkartmanla çocuklarından nefret ettiğin içi!

Al sana, yargılanmasından sonra kurtarmak elindeyken, yaşamının en güzel yıllarını ona yitirttiğin için!

Alsana, ona kızının tiksindirici dölütlerini yeğlediğin için!

Al sana, bönlüklerin, on üç yıldır ona ödettiğin kötülükler nedeniyle!

Ve çilelerini artırıyor, acı çektirtirken onu aşağılıyor ve kendi acılarımı unutuyordum.

Kalem elimden kayıp gidiyor. Acı çekmeliyim, Elveda cellatlar, sizi kargışlamam gerek.

Marquis de Sade


Kara Mizah Antolojisi-Enis Batur(s.32)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder