7 Temmuz 2013 Pazar

Thomas Bernhard Beton

İnsanlar zihni izleyip ele geçirmek,onu mahvetmek için buradalar, kafanın zihinsel bir çabaya hazır olduğunu hissediyor ve bu zihinsel çabayı henüz filizlenirken boğmak için yolculuğa çıkıyorlar.

Anne baba ufak bir çocuk yapar ve böylece dünyaya bir canavar kazandırırlar.

Kulak kabartıyor, ama bir şey duymuyordum. Evin çevresinde komşu evleri olduğu halde hiçbir şey duyulmuyordu. Sanki şu dakikada her şey ölmüştü. Bu durum birden hoşuma gitti ve onu mümkün olduğu kadar uzatmayı denedim. Dakikalarca bu durumu uzatıp, çevremdeki her şeyin kesinkes ölmüş olduğu tahayyülünün tadını çıkarttım.

Ortaya çıkmış ve işimi ve sonuçta da beni nerdeyse mahvetmişti. Kadınlar ortaya çıkar ve birine yapışıp onu mahvederler. Ama onu çağıran ben değil miydim?

Gerçek zaten her zaman en korkunç olan şey, ama gene de yalana, kendi kendini aldatmaya dayanacağına gerçeğe dayanmak her zaman daha iyi.

Bizim gibiler bir yandan yalnız kalamazlar, öte yandan da bir topluluğa dayanamazlar, bizi ölesiye sıkan erkek topluluğuna dayanamaz, ama kadın topluluğuna da dayanamazlar, erkek topluluklarını ben bırakalı onlarca yıl oldu, çünkü hiçbir şey vermez, kadın topluluğu ise kısa süre sonra sinirime dokunur.

Bugün gene kafama dank etti; birine gereksinimimiz var mı yoksa gereksinimimiz yok mu hiç bilemeyiz ya da aynı zamanda birine gereksinimimiz var mı yok mu ve hiçbir zaman gerçekte neye gereksinimimiz olduğunu asla bilmediğimiz için mutsuzuzdur.

Düşünceyi duyurmak suçların en zararlısıdır ve ben bu en zararlı suçu birçok kez işlemekten kaçınmadım.

İyi dünya denilen dünya bütünüyle ikiyüzlü, bunun tersini ilan eden ve hatta buna inananlar ise rafine bir insanteper ya da affedilemez bir ahmak. Bugün biz yüzde doksan bu insanteperler ve yüzde on affedilemez ahmaklarla uğraşmaktayız. Ne birine ne de ötekine yardım edilebilir.

Dünya her şeyi karşılayacak kadar zengindir gerçekten, ama bunu dünyayı yöneten politikacılar tamamen bilinçli olarak engelliyorlar. Yardım çığlıkları atıyorlar ve her gün milyarları silah için harcıyorlar ve utanmıyorlar.

Kitle köpekten yana, çünkü kendileriyle yalnız kalma çabasını görmek istemiyor.

Vaktiyle bu insanlar hakkında gerçekten düşünürüz ve birden onlardan nefret ederiz, onlardan nefret etmek dışında başka türlü davranamayız ve onları uzaklaştırırız ya da tersine bir anda biz onları tam anlamıyla gördüğümüz için, onlardan uzaklaşmak zorunda kalırız ya da tersi.

Ne kadar çok hüzünle karşılaşıyoruz, dedim kendi kendime, eğer görebiliyorsak, başkalarının hüznünü ve mutsuzluğunu görüyoruz.

Cümleler kafamızdayken, diye düşündüm, onları kağıda geçirmemizin garantisi yoktur. Cümleler bizi ürkütür, önce düşünce bizi ürkütür, sonra cümle, sonra cümlenin yazmak istediğimizde muhtemelen artık kafamızda olmayışı.

Bir konuya takılırız ve yıllarca ona takılı kalırız. Onlarca yıl ve bu konunun her durumda bize baskı yapmasına izin veririz. Yeterince erken başlamadığımız için ya da yeterince erken başladığımız için. Zaman hepimizi mahvediyor, ne yaparsak yapalım.

Gerçekten de biz bizden daha mutsuz olan bir insanın yanında hemen düzeliyoruz. Ve hastalığımız, hem de ölümcül hastalığımız bile bir anlam taşımıyor.

Kendimizi biz yapmadık.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder