16 Kasım 2011 Çarşamba

Terk Etme Beni




Terk etme beni
Unutmak zorundayız,
Her şey unutulabilir
Geçip giden her şey…
Unutmalı:
Geçen yanlış anlaşılmalarla,
Yitip giden zamanı…
Ve zaman geçip gider
Anlamaya çalışmakla.
Geçen o saatleri
Ki zaman zaman
‘’niçinler öldürür’’
Kalplerdeki mutluluğu…
Terk etme beni…
Bense yağmur taneleri sunacağım
Yağmur yağmayan ülkelerden getirilmiş.
Yaracağım toprağı,
Ölümümden sonrasına kadar,
Sarmalamak için bedenini, altın ve ışıklarla.
Sana bir ülke vereceğim: sevginin kral olacağı,
Senin kraliçe olacağın.
Terk etme beni…
Delice sözler yazacağım, sadece senin anlayabileceğin.
Sana, oradaki sevenlerden bahsedeceğim.
İki kez kalplerinin öpüştüğünü gören…
Sana rastlayamadığı için ölen
O kralın öyküsünü anlatacağım.
Terk etme beni…
Biz sıkça görürüz eski bir volkandan ateş fışkırdığını
Çok eski olduğunu sandığımız.
Bazen bunun gibi, yanmış topraklar
En verimli nisandan daha çok ürün verebilir.
Ve akşam gökyüzünde birleşmez mi onlar
Kızıl ve siyah ışıklar vermek için?
Terk etme beni…
Artık ağlamayacağım,
Artık konuşmayacağım,
Bir tek burada saklanıp,
Senin dans edip gülümsemeni,
Şarkı söylemeni ve
Gülmeni görmek için.
Bırak olayım: gölgenin gölgesi
Elinin gölgesi köpeğinin arkasında
Terk etme beni…
Terk etme beni…
Terk etme beni…
.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder