Doğada mevcut olan şeylerin kültürel bir değeri yoktur. Örneğin bir taşın doğada mevcut haliyle kültürle bir bağlantısı yoktur. O taşa insan eli değdiğinde (örneğin taş yontunup, cilalanıp bir kolyeye dönüştürülürse) veya o taşla insanlar arasında bir etkileşim oluştuğunda (örneğin kutsallık veya farklı sembolik değerler atfedilirse) artık taşın kültürel serüveni başlamış olur.
Kültürler arası farklılıklar çok geniş bir yelpazede ele alınabilir. Örneğin, aynı dine mensup iki farklı milletin o dini yaşayış şekilleri ve o dine getirdikleri yorumlar farklılık gösterebilir. Bu milletlerin kültürleri dini şekillendirdiği gibi din de bu milletlerin kültürü üzerinde etki sahibi olur. En kapsamlı ve katı kuralları ihtiva eden dinler bile farklı kültürlerle etkileşime girdiklerinde o kültürlerin etkisinden nasiplerini almaları kaçınılmazdır. Bu durum bir kültürü meydana getiren tüm yapıtaşları için de aynen geçerlidir. Kültürler arasındaki bu farklılıkler gelenek ve görenekle sınırlı kalmayıp tabii çevreyi şekillendirme biçimleri yönünden de aynen geçerli olması ise aşağıda görmekte olduğunuz farklı/renkli pencerelerin meydana gelmesine sebep olmuş.
Durukan Abdulhakimoğulları
ALMANYA
AVUSTURYA
BELÇİKA
BEYAZ RUSYA
BULGARİSTAN
ÇEK
ÇEK 2
DANİMARKA
ESTONYA
FİNLANDİYA
FİNLANDİYA
FİNLANDİYA
FRANSA
FRANSA
GALLER
![]() |
GALLER |
HIRVATİSTAN
HIRVATİSTAN
HOLLANDA
HOLLANDA
HIRVATİSTAN
İNGİLTERE
İNGİLTERE
İRLANDA
İSKOÇYA
İSPANYA
İSPANYA
İSVEÇ
İSVİÇRE
İTALYA
İTALYA
İZLANDA
LETONYA
LETONYA
LİTVANYA
NORVEÇ
NORVEÇ
PORTEKİZ
RUSYA
SLOVENYA
TÜRKİYE
TÜRKİYE
UKRAYNA
UKRAYNA
YUNANİSTAN
YUNANİSTAN
Din-kültür etkileşiminden pencere modellerine geçiş yapan güzel bir yazı okudum. Pencere çeşitliliğine de bayıldım doğrusu. Teşekkürler.
YanıtlaSilHer şeyin birbiriyle bu denli alakalı olması beni çok etkiliyor. Beğenmenize sevindim. Teşekkür ederim :)
YanıtlaSil